HAYATIM SANA SADECE GÜLÜYORUM..

19 11 2009

Hayat sana gülüp geçesim hatta geçmeden karşına gecip dalga geçesim geliyor. Bu aralar sana karşı tuhaf bir ruh hali içersindeyim. Hayatım ömrümü yedin. Nasıl sana karşı olumlu ruh halinde olurum ki!

Artık seni umursamıyorum işte. Karşına geçip katıla katıla gülüyorum. Seninle dalga geçiyorum. Beni yoramazsın, üzemezsin çünkü artık seni umursamıyorum. Bunca zaman seni neden umursamışım… aslında sana umutla bakarken unutulmuş, kalmışım. işte anlamadığım noktalardan biriside bu. Hiç evet alamadığım şu günlerde. Artık her şeyde hayır olduğunu kanıtladın bana. Ey hayat’ım ben artık o hayırları reddediyorum. Sadece evetleri kaile alıyorum. Karşına geçip bacak bacak üstüne atarak ve sana inat o bacağı sallayarak gülüyorum.

Hayat seninle tanışmalarımız hep alelacele oldu. Ben aslında her zaman müsaidim ama sen bir dost selamı almayacak kadar meşguldün. O yüzden aslında sen benim hayatımda hiç olmadın be hayat’ım. Çünkü sen benim yüzümü hiç güldürmedin be hayat’ım. Şimdi sana sadece gülüp geçesim geliyor.

AYŞEN GÖKÇEN





YENİ İSTİHDAM YASASININ GETİRDİKLERİ

19 11 2009

5763 Sayılı Yeni İstihdam yasası adı da verilen “İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER” 26.05.2008 Tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yasa ile,
􀀔 4857 sayılı İş Kanunu
􀀔 1774 sayılı Kimlik bildirme kanunu
􀀔 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu
􀀔 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu
􀀔 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu
􀀔 3713 sayılı Terörle Mücadele kanunu
􀀔 3146 sayılı Bakanlık Teşkilatı çalışma Esaslarını belirleyen kanun
􀀔 7460 sayılı Çalışma ve S.G. Eğitim ve araştırma merkezi teşkilat kanunu
􀀔 4734 sayılı Kamu ihale yasası
Gibi kanunların bazı maddeleri değiştirilmiş, yeni kanun maddeleri ilave edilerek aksaklıkları düzenleyici, günün gelişmelerine uygun hükümler konulmuştur. Uygulamada sorunların çözümünü kolaylaştıracak yönetmelikler, yakın zamanda yayınlanacağı yasa değişikliklerinde belirtilmiştir.
5763 sayılı yasa ile yapılan düzenlemeler diğer kanun maddelerini de ilgilendirdiği için aynı kanun kapsamında düzeltmeler yayınlanmıştır.
İlgili yasalardaki değişikliklerin ana başlıkları ve getirdikleri yasalar bazında ve maddelerin getirdikleri ile birlikte incelendiğinde önemli değişiklikler içermektedir.
Son zamanlarda taşeron çalışmalarının ortaya çıkardığı sorunlar, iş güvenliği ve yeni istihdam ile primlerde 5 puanlık indirim yasanın en önemli maddelerini oluşturmaktadır.
I – 4857 SAYILI İŞ YASASINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
4857 Sayılı İş Kanununda Yapılan Değişiklikler
İş Kanunun 3–30–78–81–85–88–95–98–105–108–111 no’lu maddelerinde değişiklikler yapılmış ve bu maddelere yeni ilaveler yapılmıştır.
Yapılan değişiklikleri ele aldığımızda,
􀀔 Taşeron çalışmalarındaki aksaklıkları ortadan kaldıracak tedbirler,
􀀔 Özel Sektör için Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör mağduru çalıştırma yükümlülüğü,
􀀔 İş Güvenliği ve Sağlığını düzenleyen hükümler ve yönetmelikler çıkarılması,
􀀔 Ağır ve tehlikeli işlerde Mesleki eğitim almamış işçilerin çalıştırılmayacağı,
􀀔 Kreş ve sağlık hizmetleri için dışarıdan hizmet alınması imkânı tanınmış,
􀀔 İşyeri açılmasında izin alınması ve işletme belgesi alınması,
􀀔 İşyeri açılmasının bildirilmemesi halinde uygulanacak cezalar,
􀀔 İdari Para Cezaları ve idari para cezası vermede yetkililer,
􀀔 Sanayi, Ticaret, Tarım ve orman işlerine göre firmaların durumunu belirleme,
Konularında değişiklik yapılmış ve yeni düzenleyici hükümler İş Kanununa ilave edilmiştir.
Yasada yapılan değişiklikleri ele aldığımızda, son zamanlarda ortaya çıkan taşeron çalışmaları ve iş güvenliği ve sağlığı konularının ölümler nedeniyle önemli hale gelmesi, taşeron müessesinin yaşadığı sorunlar ve uygulama hataları nedeniyle yapıldığı görülmektedir.
Bu yasanın getirdiği önemli değişikliklere aşağıda yer verilmiştir. Yasada belirtilen yönetmeliklerin çıkarılması halinde ayrıntılar daha fazla belirlenecektir.
İş Yasasının 3. Maddesinde Yapılan Değişiklikler:
4857 Sayılı İş Kanununda yapılan değişiklik Alt ve Asıl İşverenleri ilgilendirmektedir. Bu maddeye göre alt işveren çalıştırmak Bölge Çalışma Müdürlüğü’nün iznine bağlanmaktadır. Yeni yasa hükmüne göre alt işverenlerin çalıştırılmasındaki sorumluluk asıl işverene aittir. 4857 sayılı yasada yer almasına rağmen uygulamanın nasıl yapılacağı bilinmediği için hatalı işlemler yapılmıştır. Alt İşveren ilişkisi için aranacak yeni şartlar yasaya konmuştur. Bu esasa göre uygulama yapılabilmesi için,
􀀔 Alt işveren ve asıl işveren arasında yazılı alt işverenlik sözleşmesinin yapılması,
􀀔 Gerekli bilgilerle birlikte Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne tescil için bildirimde bulunulması,
􀀔 Bölge Çalışma Müdürlüğü, gerektiği takdirde belgeleri İş Müfettişleri aracılığı ile incelemesi,
􀀔 Muvazaalı işlem tespit edilirse, müfettiş raporunun işverenlere tebliğ edilmesi,
􀀔 İşverenlere tebliğ, hem asıl işverene hem de alt işverene yapılacaktır,
􀀔 İşverenlerin tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz hakkı bulunmaktadır. Mahkemenin kararı kesin belirleyici olacaktır,
􀀔 Alt işverenin işçileri, başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılacaktır.
Yönetmeliklerin yayınlanması ile daha açıklayıcı bilgiler elde edilecektir. Ancak uygulamada birçok alt işveren ve asıl işveren ilişkisi yanlış kurulduğu için firmalar ilerideki yıllarda sorun yaşayacaktır.
Günümüzde birçok firma personel yükümlülüğünden kurtulmak için alt işveren personeli çalıştırmaktadırlar. Ancak bu düşünce firmaların önündeki en büyük sorunlardan birisi haline gelmeye başlamıştır. Alt işveren(taşeron) personeli ile ilgili tüm yükümlülükler asıl işverenin sorumluluğunda olduğu için ilerdeki yıllarda açılacak davalar nedeniyle asıl işverenler büyük tazminatlar ile ödenmeyen ücretleri ödemek durumunda kalacaklardır. Dava açma süreci personel ayrıldıktan sonra 5–10 yıl arasında değişmektedir (4857 sayılı iş kanunu, Borçlar Kanunu 125 maddesi),
Bu maddedeki değişiklikler yasanın yayınlandığı tarihte yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
İş Yasasının 30. Maddesinde Yapılan Değişiklikler:
Özel sektör ve resmi kurumlarda çalıştırılması gereken Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma oranlarında değişiklikler yapılmıştır. Değişikliğe göre özel kesim yerlerinde yalnızca yüzde üç oranında özürlü çalıştırılacaktır. Esas alınacak işçi sayısı ve diğer hususlar eski yasa ile aynıdır. Yalnızca eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma yükümlülüğü ortadan kaldırılmış ve bu yükümlülükler için resmi kuruluşların uygulama yapmasıyla ilgili yasada değişiklik yapılmıştır.
Özürlü sigortalıların, işveren sigorta paylarının tamamı alt kazanç sınırı üzerinden olmak üzere Hazinece karşılanacaktır. Alt kazanç sınırı üzerinde ücret ile çalıştırılan özürlülerin alt kazancı aşan ücretlerinin sigorta payları işverence ödenecektir.
Kontenjan fazlası özürlü çalıştırıldığı takdirde bunların da alt kazanç sınırlarındaki sigorta paylarının yüzde ellisi Hazinece karşılanacaktır. Ancak bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde kuruma verilmesi ve sigorta primlerinin ödenmesi gerekir. İşverence ödenecek primler geç ödenirse, işverenden gecikme zammı da alınacaktır.
Prim ödeme ile ilgili bölüm 01.07.2008 diğer kısımlar yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

İş Yasasının 78. Maddesindeki Değişiklikler
Yasanın bu maddesinde yapılan değişikliğe göre, işyeri kurma izni kaldırılmıştır. İşletme belgesi alması gereken yerler, bu belgeyi almadıkça açılamayacaktır. Bu konudaki ayrıntılı düzenleme de yeni yapılacak olan yönetmelikte belirtilecektir.
Bu madde yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.
İş Yasasının 81. Maddesindeki Yapılan Değişiklik:
Yasada yapılan değişiklikle iş sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri yeni hükümlere bağlanmıştır.
1. İşveren,sağlık veya güvenlik personelinde gerekli nitelikleri mevcutsa bu hizmeti kendi personeli ile yerine getirebilecek veya işletme dışında kurulacak ortak sağlık veya güvenlik birimlerinden hizmet alabilecektir.
2. Bu personelin nitelikleri, çalışma koşulları, görevleri, yetkileri, eğitimleri, ortak sağlık birimleri ile ilgili hükümler, yönetmelikle düzenlenecektir.
Bu değişiklik yasanın yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
İş Yasasının 85. Maddesindeki Değişiklikler:
Yasadaki 85.Maddeye, ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçiler için ilave yapılarak “çalıştığı işle ilgili mesleki eğitim almamış işçiler” ibaresi eklenmiştir. Ağır ve tehlikeli işlerde işçi çalıştırabilmek için, o konuda mesleki eğitim alma koşulu getirilmiştir.
Bu değişiklik nedeniyle ağır ve tehlikeli işlerde personel çalıştıran şirketler 31.12.2008 tarihine kadar bu işlerde çalışan personellerine mesleki eğitim aldırmış bulunmaları gerekmekte olup bu tarihten sonra ya mesleki eğitim almış kişileri işe alacaklar veya aldıktan sonra mesleki eğitim aldırarak işe başlatacaklardır.
Bu madde 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girecektir.
İş Yasasının 88. Maddesinde Yapılan Değişiklik:
Emzirme odası ve kreşler için dışarıdan hizmet alma olanağı getirilmiştir. Ancak buna ait esaslar bir Yönetmelikle düzenlenecektir.
Bu madde de yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.
İş Yasasının 95. Maddesinde Yapılan Değişiklik:
İşyeri açılış izninde yalnızca işletme belgesinin varlığının aranacağı belirtilmiştir.
Bu madde de yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir..
İş Yasasının İdari Para Cezaları İle İlgili Maddelerindeki Değişiklik:
5763 sayılı yasanın 8 maddesi ile 4857 sayılı İş Yasasının 98/1 maddesi, 5763 sayılı yasanın 9 maddesi ile 4857 sayılı yasanın 105 maddesi ve 10 madde ile 4857 sayılı iş kanunun 108.maddesindeki cezalar değiştirilmiş ve arttırılmıştır.

İDARİ PARA CEZALARI
􀂪 İş Kanunu Madde 3. işyerini bildirmeme cezası her işçi için
100
YTL
􀂪 İş Kanunu Madde 85. Ağır ve Tehlikeli işlerde 16 yaşından küçükleri çalıştırmak, Her işçi için
1.000
YTL
􀂪 İş Kanunun madde 3/2 fıkrası alt ve asıl işverenin işyerini muvazaalı olarak bildirmesi halinde Asıl İşveren ve alt işverenler ile işveren vekillerine
10.000
YTL
􀂪 İş Kanunun Madde 78 iş yerinde alınmayan İş Güvenliği ve Sağlığı önlemlerine uymayanlara her madde için
200
YTL
􀂪 Ağır ve tehlikeli işlerde çalışanlar ve 18 yaşından küçükler için rapor almayanlar her işçi için
200
YTL
􀂪 İş Güvenliği ve Sağlığı tedbirleri almayan işletme belgesi almadan işyeri açan, iş güvenliği kurulları kararlarını uygulamayanlara
1.000
YTL
􀂪 Mesleki eğitim almamış işçileri çalıştıranlar her işçi için
500
YTL
idari para cezası tahakkuk ettirilecektir.
İş Yasasının 111. Maddesindeki Değişiklik:
4857 Sayılı iş yasasının 111. maddesinde yapılan değişiklik ile Sanayi, Ticaret ve Tarım-Orman işlerinin çerçevesi ve esasları belirtilmiştir. Hangi işlerin, hangi kapsama girdiği altı ay içinde çıkartılacak bir Yönetmelikle belirlenecektir.
Bu değişiklik de yasanın yayım tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
İş Yasasının 33. 65. ve 82.maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
II – KİMLİK BİLDİRME YASASI İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK
Yasaya ek madde 2 eklenerek genel kolluk kuvvetlerince verilen kimlik bildirimlerinin sosyal güvenlik kurumu il müdürlüğü veya merkez müdürlüğüne verilmesi öngörülmüştür.
Bu madde de yayım tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Bilindiği üzere şirketler belirli zamanlarda çalışan personelini genel kolluk kuvvetlerine bildirmek zorundadır. Yasada yapılan değişikliğin amacı, kaçak işçi çalıştırılmasını engellemek için genel kolluk kuvvetlerine ( Jandarma veya Polis) bildirilen isimlerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na ve Bölge çalışma Müdürlüğü’ne bildirilmesi yoluyla oto kontrol sistemini kurmaktır.
III – İŞSİZLİK SİGORTASI (4447 sayılı Yasa) YASA İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK
1. Yasanın 41. maddesindeki amaç değiştirilmiştir.
2. Yasanın 14. madde ile 48. maddeye elektronik ortamdan bilgi veya belge verilme olanağı getirilmiş ayrıca Fondan yapılacak hizmetler için bir sınır koyulmuştur.
3. Bu madde de yayım tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır
4. Yasanın 50. maddesi 15. madde ile değiştirilmiş olup “ ilk işsizlik ödemesi, ödeneğe hak kazanılan tarihi izleyen ayın sonuna kadar yapılabilir” ibaresi metinde yer almıştır. Ayrıca ölen sigortalı işsizlere ait fazla ödemeler tahsil edilemez hükmü getirilmiştir.
Avni Diligil Cd. Çelik İş Merkezi No:9 A Blok Kat:3 Daire:13 34394
5. İşsizlik ödeneği tutarı değiştirilmiş, sigortalının son dört aylık kazancı dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancın %40’ı olarak saptanmıştır. Ayrıca bu tutar, 16 yaşından büyükler için saptanan asgari ücretin brüt tutarının %80’nini aşamayacaktır.
Bu madde, yayım tarihinden iki ay sonra yani 26 Temmuz 2008’de yürürlüğe
girecektir.
6. Yasanın 53. maddesinde belirlenen, Fonun Kuruluşu ve Denetimi ile ilgili bazı hükümler 16.madde ile değiştirilmiştir.
Bu madde de yayım tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
7. Yasanın 17. maddesi ile 4447 sayılı yasaya ek bir madde eklenmiştir. “İşverenin ödeme aczine düşmesini düzenleyen bu madde, İş Yasasının 33.maddesinde düzenlenmiştir. İş Yasasının 33.maddesi yürürlükten kaldırılmış, yeni bir madde düzenlemesi ile önemli ekleme yapılarak ödemeye sınır konulmuştur. Ödemeler temel ücret üzerinden yapılacak ancak sigorta üst kazanç sınırını geçmeyecektir. Öteki konularda İş Yasasındaki düzenlemeler büyük ölçüde korunmuştur.
Bu değişiklikler yayım tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
8. 18. madde ile 4447 sayılı yasaya ek 2 madde konmuş ve kısa çalışma ödeneği düzenlenmiştir. İş Yasasının 65.maddesi de yürürlükten kaldırılmıştır. Maddenin esası aynen korunmuş, fakat daha anlaşılır biçimde yazılmıştır.
Bu madde de yayım tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
9. 19.madde ile 4447 sayılı yasaya geçici 6.madde eklenmiştir. Bu madde işsizlik sigortasından fon aktarılmasını öngörmektedir.
10. 20.madde ile 4447 sayılı yasaya geçici 7.madde eklenmiştir. İstihdamı özendirme açısından bu madde çok önemlidir. Bu Maddeye göre 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkeklerle,18 yaşından büyük kadınların ilk kez işe alınmalarında sigorta primlerinin bir bölümü işsizlik sigortası fonunca karşılanacaktır. Bu uygulamanın yapılması bazı koşullara bağlanmıştır.
a. İstihdam edilecek personelin Maddenin yürürlük tarihinden önceki altı aylık dönemde prim ve hizmet belgelerinin dışında olması(çalışmamış olması) gerekmektedir. İşletmede yasanın yürürlük tarihinden önceki bir yıllık dönemde hizmet ve prim belgelerinde gösterilerek işyerinde sigortalı olan, ortalama sigortalı sayısına ek bir istihdam yaratılmalıdır. Örneğin ortalama sigortalı sayısı 100 ise, 0 kişinin alınması ile 101’e çıkarılmalıdır.
b. İşe alınacak kişiler, yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde işe alınmalı ve fiilen çalıştırılmalıdır.
c.Mevcut faaliyette bulunan işyerlerinin devri, birleşmesi, bölünmesi, tür değiştirmesi gibi nedenler yeni işe alma sayılmayacaktır.
d. Mevcut işyeri kapatılarak değişik bir unvanla açılması durumunda teşvik işyerinde uygulanmayacaktır.
e.Doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılmasında da bu hükümler uygulanmayacaktır.
f. Sosyal güvenlik destek primi ile çalışanlar veya yurt dışında sigortalılar hakkında uygulanmayacaktır.
Sigortalı primlerinde karşılanma şöyle olacaktır;
􀀔 Prime esas kazanç alt sınırı göz önüne alınacak ve sadece işveren payı için ödeme yapılacaktır. (1 Temmuz 2008 tarihindeki yeni asgari ücret tutarı 638,70YTL esas alınacaktır)
􀀔 Prim ve hizmet belgelerinin yasal süre içinde Kuruma verilmesi, sigortalılara ait primlerin tamamen yatırılması ve fondan karşılanmayan işveren payının tamamen ödenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yazılı koşulların yerine getirilmesi halinde;
􀂪 Birinci yıl için
%
100
􀂪 Dördüncü yıl için
%
40
􀂪 İkinci yıl için
%
80
􀂪 Beşinci yıl için
%
20
􀂪 Üçüncü yıl için
%
60
işsizlik sigortası fonundan karşılanacaktır.
Yasadaki uygulama 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
IV – TÜRKİYE İŞ KURUMU YASASI (4904 SAYILI YASA) DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
􀀔 21.madde ile Yasanın 13.maddesi değiştirilmiştir. İl istihdam kurullarının görevlerine mesleki eğitim görevi de eklenmiş ve görevleri belirlenmiştir. En önemlisi kurul kararlarının bağlayıcı olmasıdır.
Hüküm, yayım tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
􀀔 22.madde ile yasanın 17.maddesi değiştirilmiş ve Türk vatandaşı ibaresi çıkartılmıştır. Böylece yabancılara da özel istihdam bürosu kurma olanağı tanınmıştır.
􀀔 23.madde ile yasanın 20.maddesinde cezalar yeniden düzenlenmiştir.
İş kurumu kanununda bu maddelerde yapılan değişiklikler yasanın yayınlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
V – SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI YASASINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (5510 SAYILI YASA)
SİGORTA PRİMLERİNDE 5 PUANLIK İNDİRİM ve PRİM AFFI
􀀔 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Yasasının 81. maddesine 24.madde ile bir bent eklenmiştir. Bu maddeye göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ait işveren payından beş puanlık bir bölüm Hazinece karşılanacaktır ibaresi eklenmiştir. (Bu kapsamda ödenen işveren payı % 11 olarak ödenmekteydi) Bunun yapılabilmesi için prim ve hizmet belgesinin yasal süre içinde Kuruma verilmesi, işçiye ait sigorta primleri ile işverenin ödeyeceği primlerin tamamen yatırılması gerekmektedir.
Bu madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir.
􀀔 25. madde ile 5510 sayılı yasanın geçici 16.maddesi ek yapılmış ve kendi adına tarımsal etkinliklerde çalışanların, usta öğretici olanların ve esnaf bağışıklığından yararlanan kadınların isteğe bağlı ödedikleri primler alt sınırın yarısı olarak belirlenmiştir.
Bu madde de 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girecektir.

􀀔 5510 sayılı yasaya 26. madde ile geçici 23. madde eklenmiş sosyal güvenlikle prim yapılandırılması bozulanlara ilişkin hükümler düzenlenmiştir.
Bu madde de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
5510 sayılı yasaya 27.madde ile geçici 24.madde eklenmiş ve sosyal güvenlik alacakları yeni bir esasa bağlanmıştır.
􀀔 Prim borçlarını bu kapsamda ödemek için iki ay içinde başvurulması kaydı ile taksitlendirme esası getirilmiştir.
􀀔 Peşin ödeme yapılırsa, borcun tamamı, gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde % 15’ i yatırılırsa gecikme zammı ve cezasının yüzde % 85’i terkin edilecektir.
􀀔 Taksitle ödeme yapılması halinde gecikme zammı ve cezanın, 12 aya kadar taksitlendirmede % 55’ i, 12 ayı aşan taksitlendirmede % 30’ u terkin edilecektir.
Bu madde yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu konuda yayınlanacak yönetmeliklere göre işlem yapılacaktır.
Yeni İstihdam yasası 26 Mayıs 2008 tarihli ve 26887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış bulunmaktadır.
Doruk İnsan Kaynakları





Kızılderili Atasözleri

15 11 2009

Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli.

Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim.

Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz.





BÜYÜMEK YA DA BÜYÜMEMEK

13 11 2009

Henüz güneş insanlara kızmamıştır, muhteşem simit kokularıyla sokak araları dolmaya başlamışken, insanlar kinini, ihanetlerini ya da mutluluklarını paylaşmamışken bir gece daha işlevli bir arzu ile sabaha kavuştu. Yine zaman aktı.

Ezberlemek de zorlandığın çarpım tablosu, çok izlemek istediğin filmin okula gideceksin bahanesi ile kesilmesi, annenin senden önce kalkıp kahvaltını hazırladığı anlar bugün bir kelime bir kokuyla eskiyi hatırlatıyor. Çünkü bu günler geçmiş oldu çoktan. Artık yerini hatırlatan anılara bırakarak geçtiler hayatımızdan. Artık geri dönemezsin çoktan hayal olup gitmiştir farkına bile varmadan. Ekmeğin kokusunu alıp eskiyi hatırlarken fırıncının un dolu yüzünün arasından para hırsı ile gülümseyip inci gibi dişlerini görünce büyüdüğünü anlarsın. Geçmişi düşlerken bir gürültüyle gerçeğe döndüğünde büyüdüğünü anlarsın.

Hayat film şeridi gibi değildir. Dram sahnenizin içinde asla sizin en sevdiğiniz müzik çalmaz. Ne zaman başladığını bilmediğiniz kriz ne zaman biteceğini bilmediğiniz kriz her gün yüzünüze çarparken arka fonda ne bir müzik nede sonunu bildiğiniz senaryo vardır. Küçükken oyunda sıranın size gelmesini mutlulukla bekleyen rolde iken hayat denen senarist çoktan rolleri değiştirmiştir. Çünkü büyüdün artık. Kıymetini bilemediğin tüm anların değeri anlaşılır. Peki ya büyümek kötü bir şey mi? Bu soruya hayat sahnesinde herkese farklı roller ile yanıt verir.

Her gece sabaha bağlanır, her doğan büyür. Önemli olan şuanın tadına varmak, yaşama sevincini yakalamak. Asıl önemli ise sanırım bunu anlamlandırmak. ’Büyümek ya da büyüyememek’ sanırım mesele bundan ibaret…

Ayşen GÖKÇEN





Superman ‘den 10 Yaşam ve Liderlik Dersi

10 11 2009

Pek çok kişi, “Superman” karakterini Aktör Christopher Reeve ile özdeşleştirir. Milyonlarca insanın bildiği gibi Reeve, kariyerinin doruk noktasında trajik bir kaza geçirdi; tamamen felç oldu; kendine bakamaz hale geldi; hatta, ilk başlarda yardımsız nefes bile alamadı.

Karısı Dana’nın desteğiyle, Chris azmetti ve yaşama döndü. Omurilikte hasarın ve diğer merkezi sinir sistemi bozukluklarının neden olduğu felç vakaları için tedavi ve ilaç geliştirilmesini hedefleyen bir araştırmanın ateşli savunucusu ve halk temsilcisi oldu. Bugün Reeve’in adını taşıyan vakıf, dünyanın en iyi nörobilimcilerine, araştırmalarda kullanılmak üzere 55 milyon doların üzerinde bağışta bulundu. Ayrıca, özellikle omurilik hasarından dolayı felç geçiren kişilerin günlük yaşamlarını iyileştirmelerine yardımcı olan ve kâr amacı gütmeyen organizasyonlara, 7 milyon doları aşkın Yaşam Kalitesi bağışı yaptı.

Christopher Reeve cesaret ve umudu yeniden tanımladı. Gücü, kararlılığı ve şefkati, bütün dünyaya ilham kaynağı oldu. Ama bence, öykünün süper insan kısmı henüz tam anlatılmadı. Bu öyküden çıkarılabilecek çok daha büyük dersler var.

Chris’in New Jersey’de son kez halk önüne çıktığı günün organizasyonunda yer almak, benim için büyük bir onurdur. Beyzbol stadyumu, tıka basa dolmuştu. O günü ve Chris’i asla unutmayacağım. Chris, 10 gün sonra öldü. O, benim kahramanım.

Chris Reeve, o gün bana 10 ders verdi. Bu derslerin size de hitap ettiğini ve bunları yürekten benimseyip uygulamaya karar verdiğinizde yaşamınızın değişeceğini biliyorum.

    1.

Önce kendinizi güçlendirin! Başka bir insana gerçek anlamda bağlanmanın tek yolu, önce kendinizle bağlantı kurmaktır. Şefkat, yakınlık ve herkesle ilgilenme, önce kendinize izin vermek, kendinizi anlamak ve bilmek ile olur.

Eylem Önerisi: Her gün kendinize zaman ayırın; gerekirse kendinize randevu verin. O günü, haftayı, ayı ya da yılı düşünün; konuşmak için seçtiğiniz sözcükleri ve yapmayı seçtiğiniz hareketleri değerlendirin ve kendinize şu kritik soruyu sorun: “Gerçekten inandığım ve değer verdiğim şeyle uyumlu hareket ediyor muyum?”

    2.

Mutlak olanı reddedin. Mutlak diye birşey yoktur! “Bu asla olmayacak” diyen biri, inanç ve ısrarı anlayamaz. Bir zamanlar dünyanın düz olduğu sanılıyordu; Christopher Columbus bu miti yıktı ve insanlık için örnek bir dönüşüm yarattı. Bunu yapmasaydı, Christopher Reeve kazadan sonra bu kadar yaşayamayacak ve bu kadar başarı kazanamayacaktı.

Eylem Önerisi: “Güvenlik düşüncesi”yle yanlış mutlakları kucakladığınız ve mutlakların gerçekten var olduğuna inandığınız anlar oldu mu? Kendi kendinize koyduğunuz ya da bir başkasının zihninize soktuğu tüm sınır ve kısıtları kaldırın.

    3.

Saygı duyulan ve çekinilen bir rakip olun. Her ikisi de eşit derecede önemlidir. Akranlarınızın saygısını kazanın; ama sizin her zaman kazanmak için oynadığınızı bildiklerinden emin olun.

Eylem Önerisi: Rakiplerinize yanaşın ve onların da size yanaşmalarına izin verin; ama yalnızca fiziksel yakınlık olarak! Onlara şefkat ve saygı gösterin; ama gözünüzü de ödülden ayırmayın.

    4.

Bir an evvel harekete geçin. Hazır olmak için asla zamanınız olmayacak. Bir hedef belirlediğinizde, bir karar verdiğinizde ya da sıkıntıya düştüğünüzde derhal harekete geçin! Christopher’ın trajedisi, onun hazırlanamayacağı birşeydi. Chris, bir tedavi bulmak ya da yeniden yürümek için çabalamak üzere hemen harekete geçmezse, ölümün daha iyi bir alternatif olacağını düşünmeye başlayabileceğini biliyordu.





Etkili Konuşmak İçin

10 11 2009

1- Erken başlayın
Bir konuşma yapmak zorundaysanız, daha sonra değil, hemen işe başlayın. Hazırlanmak için ne kadar çok zamanınız olursa, kendinizden o kadar emin olursunuz.

2- Dinleyicilerinizi tanıyın

KİME konuşacağınız hakkında bulabildiğiniz kadar bilgi edinin. Dinleyicilerinizin ortak özellikleri nelerdir? Eğitim düzeyleri nasıldır? Bu tür sorulara ne kadar çok yanıt bulabilirseniz, konuşmanızı onların duymak isteyeceklerine o kadar çok odaklayabilirsiniz.

3- Orijinal olmak konusunda endişelenmeyin
Heyecanlı ve kalpten gelen bir konuşma yapar ve söylediklerinize inanırsanız, seçtiğiniz konu hakkında konuşan ilk ya da 15. kişi olmanız fark etmez. Tüm orijinalliğiniz SESİNİZdir.

4- Basit olun
Kısa ve öz bilgi parçacıkları, dinleyicilerin söylenenleri daha kolay algılamalarını sağlar.

5- Onlara bir fırsat sunun

Dinleyicilerinizin sorunlarına çözüm bulun; onların düşünce ve eylem biçimlerini zorlayacak bir iddia öne sürün ya da onlara yeni bir şey öğrenme fırsatı sunun. Konuşmanızı, sunduğunuz fırsatın çevresinde şekillendirin. (?Bugün size işlerinizi sürekli erteleme eğilimini yaşamınızdan sonsuza dek silmeniz için 3 araç sunacağım.?)

6- Bir diyalog yaratın
Yaptığınız işi ?bir konuşma yazmak? şeklinde düşünmeyin. Bunu, sizinle dinleyiciniz arasında bir diyalog yaratmak olarak değerlendirin.

7- Dinleyiciyi konuşmanın içine alın
Diyalog hissini yaratmak için dinleyicinizle etkileşimde bulunun. Onlara soru sorun (?Kaçınız bu konuda hemfikir??); yapacak iş verin (?Bir sonraki gerçeği yazmanızı istiyorum??).

8- Kendinizi dinleyin
Konuşmanızın kulağa nasıl geldiği, nasıl okunduğundan daha önemlidir. Konuşmanızı göze değil, kulağa hitap edecek biçimde oluşturun.

9- Prova, prova, prova!
Konuşmanızı mümkün olduğunca sık prova edin; sürekli tekrarlayın. Böylece, mükemmel bir sunum yapabilirsiniz.

10- Eğlenin
Konuşmanızı oluşturma sürecinin kolay ve zahmetsiz geçmesine özen gösterin. Süreci eğlenceli kılarsanız, bu durum konuşmanıza da yansır ve süper bir sunum yapmış olursunuz!

(Kaynak : kendinigelistir.com-Jim Allen)





Diksiyon,Güzel Konuşma

10 11 2009

Güzel ve etkili konusmada diksiyon (söylenis-telaffuz-pronounciation) yani seslerin dogru çikarilmasi son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerin çikarilisini inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha genis bir kapsamda, ses organlarinin dogru sesleri çikarabilecek sekilde egitilmeleri üzerinde odaklanir. Bu yönüyle diksiyon önemli ölçüde fonetige dayanir. Ancak biz bu bölümde konunun fonetik yönü üzerinde ayrintili durmayacagiz.

Türkiyede seslerin çikarilmasinda yörelere göre farklilik vardir. Ancak güzel seslendirmede daha çok Istanbul agzi esas alinir. Seslerin gerektigi gibi çikarilabilmesi için ses aletlerinin- girtlaktan baslayarak dil, dudaklar, çene ve buruna kadar tüm ses aletlerinin egitilmesi gerekir. Bu çerçevede asagida çesitli alistirmalar yer alacak.

Alistirmalari yaparken ses çikislarini netlestirecegiz. Iyi bogumlanma yani heceleri netlestirerek seslendirebilmek için dudak tembelligini ortadan kaldirmamiz gerekir. Sesleri ses organlarini abartili kullanarak çikaralim. Asagidaki doküman dört bölümden olusmustur: ….Birinci bölüm ses organlarinin egitimine iliskin alistirmalar; ikinci bölüm, sesli harflerin çikarilisi; üçüncü bölüm sessiz harflerin çikarilisi ve kullanimini anlatmaktadir. Dördüncü bölüm ise sesli ve sessiz harflerin cümle içinde karisik sekilde kullanimina iliskin alistirmalardan olusmaktadir.

Bu alistirmalarda verilen örnek cümle veya hecelerin bikmadan israrla tekrar tekrar seslendirilmesi gerekir. Bu çalisma sürdürüldükçe seslerin agizdan akarcasina çikmaya basladigini, baslangiçtaki zorlanma veya tutuklugun ortadan kalktigini göreceksiniz.

Diksiyon sesin güzel çikmasini ve sözlerin dogru seslendirilmesini amaçlayan sanatin adidir. Diksiyon bu yönüyle ses ve söz üzerinde odaklanmistir. Sözün içeriginin kodlanmasi yani etkili iletisim diksiyon sanatinin disinda kalan bir konudur. Ancak konu üzerinde olusturulan eserlerde bir karmaşanin mevcut oldugunu da itiraf edelim.

Diksiyon bölümünde diksiyonun temel ögeleri üzerinde durulmustur. Bu ögeler söylenis-fonetik, bogumlanma, vurgu, durak ve ulamadan olusmaktadir. Fonetik seslerin dogru çikarilmasiyla ilgilenen bir alandir. Boğumlanma, seslerin birbiri ardina tam ve tok sekilde kaybolmadan çikarilmasi alaniyla ilgilenir. Vurgu, söylemedeki monotonlugun kirilmasini saglayan, her dilde kendine özgü gelisen bir telaffuz konusudur. Yazi noktalamasi ve duraklariyla konusma noktalamasi veya duraklari birbirinden farkli olabilmektedir. Durak bölümü, bu sorunun çözümünü amaçlamaktadir. Ulama çalismalarina gelince, bu çalismalar kelimeler arasinda uyumlu geçisler saglamayi amaçlamakta ve dilin dogal kurallarindan yararlanmaktadir.

Söylenis-Fonetik

Söylenis bölümünde sesli ve sessiz harfleri ayri ayri inceleyecegiz. Türkçede 8 adet sesli ve 21 adet sessiz harf vardir. Sesli harfleri “ünlü”, sessiz harfleri de “ünsüz” kelimesiyle tanimlayacagiz. Türkçemizdeki ünlüler “a, e, ,i, i, o, ö, u, ü”den olusur. Ünsüzler ise “b, c, ç, d, f, g, g, h, j, k, l, m, n, p, r, s, s, t, v, y, z” den olusur. Söylenis bölümünde ünlü ve ünsüz harflerin fonetigini ögrenecegiz. Asagida konular hem anlatilmis hem de gerekli alistirmalar birlikte verilmistir.

Ses Organlarını Geliştirme :

Akcigerlerden çikan hava girtlaktan geçerken ses tellerinde titresimler olusturur, bu titresimlerle girtlak yapisina göre degisik sekillerde çok zayif sesler olusur. Bu sesler diger ses organlariyla yogrulur, titresimlerle rahatlikla isitilebilecek kadar büyür ve kimlik kazanir.





TEST

8 11 2009

Temel bir mühendislik pozisyonu için Karadenizli bir işverende işe başvurur. Mülakatlar sonunda finale Temel’le beraber aynı niteliklere sahip bir aday daha kalır. Bölüm müdürü adaylara on soruluk bir sınav yapılacağını söyler.

Test sonunda her iki adayın da bir soruyu yapamadığı ortaya çıkar. Müdürü Temel’in yanına gider, elini sıkar ve “İlginiz için teşekkürler, diğer adayla çalışmaya karar verdik der”.

Temel: “Neden sonuç böyle oldu? İkimizde dokuz soruya doğru cevap verdik. Ben Karadeniz’liyim, işi benim almam gerekir!”

Müdür: “Biz kararımızı doğru cevaplar değil, yanlış cevap üzerinden verdik.”

Temel: “O zaman nasıl bir yanlış cevap diğerinden daha iyi olabilir ki?”

Müdür: Basit. “Diğer aday 5. soruya “bilmiyorum” yazmıştı, siz “ben de” …”





KONUŞMA

8 11 2009

Büyük bir şirketin CEO’su bir kongrede konuşma yapacaktır. O da bir çalışanından kendisine 20 dakikalık bir konuşma hazırlamasını ister. Birkaç gün sonra CEO kongreden döner, öfkelidir.

“Bana bir saatlik konuşma yazmanın altındaki düşünce neydi?” der anlamak istercesine. “Dinleyicilerin yarısı konuşma bitmeden salondan çıkıp gitti”

Çalışan şaşırır. “Ben size yirmi dakikalık bir konuşma yazdım” der ve ekler “Sizin istediğiniz gibi konuşmanın yanında iki kopyasını daha verdim.”





Yeşil, mavi, turuncu:Geleceğin İK rengi

3 11 2009

PwC “Geleceğin İnsanlarını Yönetme – Ekonomik gerileme, iş dünyasının geleceğini nasıl değiştirecek” başlıklı raporunda 2020’de bir arada bulunacağını öngördüğü üç farklı ‘Dünya’ yani çalışma modeli hakkında bilgi sunuyor. Her bir ‘Dünya’, hayali bir şirkete dayanılarak oluşturulduğu; Yeşil, Mavi ve Turuncu Dünya olarak adlandırılan geleceğin üç dünyasında İK’yı neler bekliyor?

YEŞİL DÜNYA: ‘Yeşil Dünya’da asıl olan şeffaflık ve sosyal sorumluluk

İlk senaryo olan ‘Yeşil Dünya’da ‘G-Bank’ isimli hayali bir bankada finansal krizin yol açtığı, şirketlerde daha fazla şeffaflık ve sosyal sorumluluk olması gerektiği yönündeki talepler anlatılırken, bu dünyada halihazırda yeşil gündem maddelerinden biri olan çevresel sorumluluk arzusuyla birlikte bu talepler daha da artıyor.

MAVİ DÜNYA: ‘Mavi Dünya’da bireysel tercihler de çok önemli

PwC’nin ikinci senaryosu olan ‘Mavi Dünya’daki şirketler için, krize verdikleri tepkilerin sonuçlarını iyice düşünmek tüm diğer trendleri ele almakla aynı derecede önemli. Çin kökenli ilaç firması ‘Yao’ ile temsil edilen ‘Mavi Dünya’ şirketleri, büyük şirket kapitalizmi ve müşterek sosyal sorumluluğa olan inancın üstünde bireysel tercihleri de bünyesinde barındırır.

TURUNCU DÜNYA: Teknolojik gelişim ve yeniliğin son noktası ‘Turuncu Dünya’

PwC’nin raporunda üçüncü senaryo olarak sunulan ‘Turuncu Dünya’ büyük şirket kapitalizmi modellerinden en uzak ve en radikal senaryoyu oluşturuyor. Turuncu Dünya’da, önceden var olan dış kaynak kullanımı ve işgücünün küreselleştirilmesi, teknolojik gelişimlerin el verdiği en makul sonuca ulaştırılmıştır. Hayali bir piyasa araştırması ve iletişim şirketi olan ‘Data Honey’ ile temsil edilen bu senaryo, küçük şirketlerin geniş ağlar kurduğu ve büyük şirketlerin parçalandığı, çevikleştiği ve dış kaynaklardan yararlanan geniş bir ihracatçı topluluğuna dayandığı bir gelecek öngörür. Birden fazla müşterisi ve sözleşmesi olan ‘Data Honey’, ihracat ve talep bazında küresel farklılık gösteren bir işgücünü, sürekli teknolojik gelişim ve yeniliklerle desteklenen iletişim ağlarından faydalanarak yönetmektedir.