Başımız Sağolsun!

30 03 2009

Yiğidim;

Soğuk dört duvar arasından geldin
Acıya yüreğini koydun bre yiğidim
Dışarıdan bihaber iken mapusta
Aldın kalemi boş durmadın yiğidim

Hayat dediğin nedirki? bir boş, bir hoştu
Kurdun partini, seni seven dostların coştu
Seni duyan ,canların,heyecanla partine koştu
Tam seçim zamanı gidilirmi bre yiğidim

Ülkemizin her türlü partilere ihtiyacı var
Bulmuşuz senin gibi lider zor ,zar
Dedikki ,senle bu güneş doğar
Bizi bırakıpta nereye gittin yiğidim?

Bu Vatan ,bu insan seni unutmayacak
Belki türküler, belki nameler yazacak
Bu hayatta doğmadı güneşin ama
İnşallah ahirette sana doğacak..

Türk Ulusunun Başı Sağolsun! Ruhu şad mekanı cennet olsun.





BAHARIN EN GÜZEL HALİ

29 03 2009

cicek





:)Biraz gülümsemek için

26 03 2009

gvsmvsyvsa





Yazacak Bir Şey Yoksa, Ne Yazmalı?

26 03 2009

1. Başkasına Yazdırın – Yazacak bir şeyiniz olmadığında yapılacak en iyi şeylerden biri de, başkasına yazdırmaktır. Herhangi bir konuk yazar, tüm boşlukları dolduracaktır.

2. Anket Yapın – Basit bir sorunun cevaplandırılması için anket oluşturmak, ilginç ve güzel bir sohbetin başlangıçı olabilir. Tutumlu bir şekilde kullanılmalı, arama motorlarında çok etkili değildir.

3. Haberleri Bildirin – Haberler her zaman vardır ve bilgi için müthiş bir kaynaktır. Haberi okuduğunuz yere bağlantı vermeyi unutmayın.

4. Bağlantılar Listesi Oluşturun – Yararlı içeriğe sahip yüzlerce müthiş blog var. Bu yararlı içeriklerin bir arada bulunduğu bir bağlantı listesi oluşturun.

5. Eski Bir Yazınızı Su Yüzüne Çıkarın
– Eski yazılarınız, bazı fikirler için güzel kaynaklar olabilir. İçerik ilgi çekiciyse, referans verebilirsiniz.

6. Satın Alın – Eğer yazacak bir şeyiniz yoksa, zaten yazılmışları satın alın. Ucuza içerik satın alabileceğiniz pek çok yer var.

7. Fikir Alın - Başkasından fikir almak, yeni fikir üretemiyorsanız iyi bir yoldur. Yeni içerik fikirleri için açık davet oluşturun. Bazı fikirler ve okuyucularınızın bilmek istediği bazı şeyler, yorum olarak gelecektir.
8. Serbest Takılın – Bu gerçekten eğlenceli ve tedavi edicidir :) . Sadece yazın, ne hakkında olduğu önemli değil. Hergün devam eden monotonluğu değiştirmek, sizin ve okuyucularınızın daha farklı şeyler keşfetmesini sağlayacaktır.

9. Birilerine Sevgi Verin
- Gerçekten sevdiğim ve herkese tavsiye edebileceğim, çok sayıda blog okuyorum. Eğer beğendiğiniz bloglardan biri hakkında yazarsanız, bu okuyucularınızın da ilgisini çekecektir. Ayrıca bloglar hakkında yazmak kolaydır da.

10. Yazmayın
– Biraz molaya ihtiyacınız varsa, geriye dönük incelemeler yapmak üzere biraz dinlenin. Blog hayatnızın sonuna da ulaşmış olabilirsiniz.





SHAW

22 03 2009

Bazıları her şeyi olduğu gibi görür, “niçin?” diye sorar; ben hiç var olmamış şeyleri düşünür, “neden olmasın?” diye sorarım.





İlkay Akkaya – Kalp Ağrısı

21 03 2009




HAYAL KIRIKLIĞI Nedir?? Bilirmisin??BEN BİLİYORUM

21 03 2009

Sen gerçekten biliyor musun hayal kırıklığını? Mutsuzluk , üzüntü değil hayal kırıklığı…

Uzandığın her el geri çekilir ve sana uzatılan her el seni diplere çekmeye gelmiştir. Ve sen neyin doğru neyin yanlış olduğunu duyumsamaz bir halde boş gözlerle bakarsın hayata… Hayat sandığın koca yalana …

Birer birer dökülür incilerin…Yalan bir yerden hayatına girmiştir çünkü… Bir yerlerden sarmaya başlar kötülük tüm bedenini, ruhunu. Öfken nefret olur artık ve sevdan ateş. Hissetmekten korkarsın . Hislerin bir bıçak darbesi kadar sivri ve acıtıcıdır artık . Ve o kadar çok incinmiştir ki yüreğin, artık bir yüreğin olup olmadığını dahi hatırlayamayacak kadar derine itmek istersin anıları … seni inciten oydu çünkü,o saflığın, o herkese inanan masum gözlerin bitirdi seni , ve şimdi sende onu bitireceksin…

Kime inanacağını bilmediğin için, neye inanacağını da şaşırırsın sonra… Yüreğin yerinden kopmuştur bir kere. Değer, erdem adına ne varsa bir bir yıkarsın. Güzel sandığın ne varsa yakarsın onları da. Çünkü inanılan tek gerçek kalmıştır : Vereceğin karar ne olursa olsun, yanlış olacaktır…

Sonra bu tokat her çarpıldığında yüzüne , hem de en çok güvenmek istediğin insanlar tarafından, sen uçmak için can atarken kırılınca kanatların ; her saniyen tüketim olur. Tüketirsin kendini, yine ayırdına varamadan neyi tükettiğini… Küçük mutluluklara verirsin büyük mutlulukların umudunu…Çünkü umut en çok yıkandır insanı böyle zamanlarda. Mutluluk adına sarıldığın zahiri temaslar, unutkan gözler, değersiz konuşmalar sarar etrafını. Sen yaşadığın her an için bin lanet okuyup bir şükretmeyi öğrenirsin. Nefes aldığın her saniyeyi bir sonraki olmayacakmış gibi görürsün çünkü ve bu yüzden , en çokta bu terk etme ve terk edilme olgusu yüzünden yitirirsin umut diye sarılabileceğin hayallerini… ve artık bir gelecekte yoktur, gelecek günlerin mutluluğu da…Ölümü özlersin, yaşamak isterken delice…

Önce bedeninden başlarsın kirletmeye .. ona zarar vermenin binlerce yolunu zaten aramaya gerek bile kalmadan bulmuşsundur : sokak satıcıları bekler aç gözlerle…Ruhuna neyin daha fazla zarar vereceğini öğrenmen ise biraz daha zaman alacaktır. Ama her şeyi zorlayan hayat bu yolda kapılarını sana sonuna kadar açmıştır : İnsanlar….

Aslında bir yanın ölüme susamışken, bir yanın bıkmaksızın kendi kuyusunu kazarken, diğer yanın hala güzellik peşinde koşar… hala ister ki iyiliğin dünyadan silinmediğini kanıtlasın gözlerine. Bu ikilem daha fazla parçalar seni,daha da diplere batırır. Duymak istediğin bir çift güzel söz uğruna katlanmadığın işkence kalmayacaktır.. Sonra o insanlar girer artık pislik yığınına dönmüş koca bir yalandan ibaret hayatına. Ne erdem kalmıştır, ne güzellik. Kendi ellerinle yok edemediklerini onlara verirsin, bilerek onların bu kalanlara neler yapacağını. Ama umut, o kahrolası umut her seferinde bir tebessüm olur yüzünde, bir yanın yıkımını fark ederken delicesine, diğer yanın inatla devam eder direnmeye… Ve her seferinde haklı çıkan o ses, her seferinde seni parçalara ayırarak devam eder yıkımına..Her seferinde , umut azalır, tebessüm azalır , ve her seferinde hayal kırıklığı galip gelir hayata….





B.DISRAELI

19 03 2009

Ufak şeyler, ufak beyinli insanları etkiler.





Muhteşem Cevap!

18 03 2009





18 Mart Çanakkale Zaferi

18 03 2009

“Çanakkale Zaferi,
Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir.
Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebeleri’ni kazandıran bu yüksek ruhtur.”
M. Kemal ATATÜRK

Çanakkale

Övün, ey Çanakkale, cihan durdukça övün!
Ömründe göstermedin bin düşmana bir düğün.
Sen bir büyük milletin savaşa girdiği gün,
Başına yüz milletin üşüştüğü yersin!

Sen savaşa girince mızrakla, okla, yayla,
Karşına çıktı düşman çelikten bir alayla.
Sen topun donanmayla, tüfeğin bataryayla,
Neferin ordularla boy ölçüştüğü yersin!

Nice tüysüz yiğitler yılmadı cenk devinden,
Koştu senin koynuna çıkar çıkmaz evinden,
Sen onların açtığı bayrağın alevinden,
Kaç bayrağın tutuşup yere düştüğü yersin!

Bir destana benziyor senin bugünkü halin,
Okurken duyuyorum sesini ihtilalin.
Övün, ey Çanakkale ki, Sen Mustafa Kemal’in
Yüz milletle yüz yüze ilk görüştüğü yersin!

Faruk Nafiz Çamlıbel