Bir sabah uyandığınızda, henüz gözlerinizi açmadığınızda, sadece dinlersiniz.. Yağmurun cama tuttuğu o ritmi duyarsınız. Görmeseniz de bilirsiniz hava kapalıdır, gri bir tül örtmüşlerdir dünyaya, bunalım güne merhaba.. Bazen yaşamda yağmurlu bir günde uyanmaya benzer. Görmezsiniz ama bilirsiniz, bugün dünya gri tülbentini örtmüş..

Birde şöyle deneyelim:

Bir sabah uyandığınızda, henüz gözlerinizden uyku perileri ayrılmadığında sadece dinlersiniz.. Mahallenin ufaklıkları top oynuyor, birbirlerine yeni öğrendikleri küfürleri saydırıyorlar. Ergenliğini tam yaşayamamış komşu son ses müzik dinliyor. Anneniz kahvaltıyı hazırlarken bir sürü bulaşık sesi çıkarıyor. Bütün gürültüyü içeri alan arka balkon kapısı mis gibi havayla evi dolduruyor. Görmezsiniz ama bilirsiniz. Bugün bahar gelmiş, güzel bir gün olacak..

Birde Şu var.

Bir sabah uyandığınızda, henüz gözlerinizi açamadığınızda sadece dinlersiniz. Sabahın serinliğini hissetmek için camın dibine yapışmış, cırcır böceklerinin sesi kulağınızda çınlıyor. bütün gürültüyü içeri alan arka balkon kapısı içeriye cehennem sıcaklarını getiriyor. görmezsiniz ama yeterince hissedersiniz. artık yaz gelmiş,buhranlı bir gün olacak.

İşte hayatta tam böyledir, görme olgusu işlevini yitirmiş. Önemli olan hangi sese kulak verdiğindir..