Superman ‘den 10 Yaşam ve Liderlik Dersi

10 11 2009

Pek çok kişi, “Superman” karakterini Aktör Christopher Reeve ile özdeşleştirir. Milyonlarca insanın bildiği gibi Reeve, kariyerinin doruk noktasında trajik bir kaza geçirdi; tamamen felç oldu; kendine bakamaz hale geldi; hatta, ilk başlarda yardımsız nefes bile alamadı.

Karısı Dana’nın desteğiyle, Chris azmetti ve yaşama döndü. Omurilikte hasarın ve diğer merkezi sinir sistemi bozukluklarının neden olduğu felç vakaları için tedavi ve ilaç geliştirilmesini hedefleyen bir araştırmanın ateşli savunucusu ve halk temsilcisi oldu. Bugün Reeve’in adını taşıyan vakıf, dünyanın en iyi nörobilimcilerine, araştırmalarda kullanılmak üzere 55 milyon doların üzerinde bağışta bulundu. Ayrıca, özellikle omurilik hasarından dolayı felç geçiren kişilerin günlük yaşamlarını iyileştirmelerine yardımcı olan ve kâr amacı gütmeyen organizasyonlara, 7 milyon doları aşkın Yaşam Kalitesi bağışı yaptı.

Christopher Reeve cesaret ve umudu yeniden tanımladı. Gücü, kararlılığı ve şefkati, bütün dünyaya ilham kaynağı oldu. Ama bence, öykünün süper insan kısmı henüz tam anlatılmadı. Bu öyküden çıkarılabilecek çok daha büyük dersler var.

Chris’in New Jersey’de son kez halk önüne çıktığı günün organizasyonunda yer almak, benim için büyük bir onurdur. Beyzbol stadyumu, tıka basa dolmuştu. O günü ve Chris’i asla unutmayacağım. Chris, 10 gün sonra öldü. O, benim kahramanım.

Chris Reeve, o gün bana 10 ders verdi. Bu derslerin size de hitap ettiğini ve bunları yürekten benimseyip uygulamaya karar verdiğinizde yaşamınızın değişeceğini biliyorum.

    1.

Önce kendinizi güçlendirin! Başka bir insana gerçek anlamda bağlanmanın tek yolu, önce kendinizle bağlantı kurmaktır. Şefkat, yakınlık ve herkesle ilgilenme, önce kendinize izin vermek, kendinizi anlamak ve bilmek ile olur.

Eylem Önerisi: Her gün kendinize zaman ayırın; gerekirse kendinize randevu verin. O günü, haftayı, ayı ya da yılı düşünün; konuşmak için seçtiğiniz sözcükleri ve yapmayı seçtiğiniz hareketleri değerlendirin ve kendinize şu kritik soruyu sorun: “Gerçekten inandığım ve değer verdiğim şeyle uyumlu hareket ediyor muyum?”

    2.

Mutlak olanı reddedin. Mutlak diye birşey yoktur! “Bu asla olmayacak” diyen biri, inanç ve ısrarı anlayamaz. Bir zamanlar dünyanın düz olduğu sanılıyordu; Christopher Columbus bu miti yıktı ve insanlık için örnek bir dönüşüm yarattı. Bunu yapmasaydı, Christopher Reeve kazadan sonra bu kadar yaşayamayacak ve bu kadar başarı kazanamayacaktı.

Eylem Önerisi: “Güvenlik düşüncesi”yle yanlış mutlakları kucakladığınız ve mutlakların gerçekten var olduğuna inandığınız anlar oldu mu? Kendi kendinize koyduğunuz ya da bir başkasının zihninize soktuğu tüm sınır ve kısıtları kaldırın.

    3.

Saygı duyulan ve çekinilen bir rakip olun. Her ikisi de eşit derecede önemlidir. Akranlarınızın saygısını kazanın; ama sizin her zaman kazanmak için oynadığınızı bildiklerinden emin olun.

Eylem Önerisi: Rakiplerinize yanaşın ve onların da size yanaşmalarına izin verin; ama yalnızca fiziksel yakınlık olarak! Onlara şefkat ve saygı gösterin; ama gözünüzü de ödülden ayırmayın.

    4.

Bir an evvel harekete geçin. Hazır olmak için asla zamanınız olmayacak. Bir hedef belirlediğinizde, bir karar verdiğinizde ya da sıkıntıya düştüğünüzde derhal harekete geçin! Christopher’ın trajedisi, onun hazırlanamayacağı birşeydi. Chris, bir tedavi bulmak ya da yeniden yürümek için çabalamak üzere hemen harekete geçmezse, ölümün daha iyi bir alternatif olacağını düşünmeye başlayabileceğini biliyordu.





Etkili Konuşmak İçin

10 11 2009

1- Erken başlayın
Bir konuşma yapmak zorundaysanız, daha sonra değil, hemen işe başlayın. Hazırlanmak için ne kadar çok zamanınız olursa, kendinizden o kadar emin olursunuz.

2- Dinleyicilerinizi tanıyın

KİME konuşacağınız hakkında bulabildiğiniz kadar bilgi edinin. Dinleyicilerinizin ortak özellikleri nelerdir? Eğitim düzeyleri nasıldır? Bu tür sorulara ne kadar çok yanıt bulabilirseniz, konuşmanızı onların duymak isteyeceklerine o kadar çok odaklayabilirsiniz.

3- Orijinal olmak konusunda endişelenmeyin
Heyecanlı ve kalpten gelen bir konuşma yapar ve söylediklerinize inanırsanız, seçtiğiniz konu hakkında konuşan ilk ya da 15. kişi olmanız fark etmez. Tüm orijinalliğiniz SESİNİZdir.

4- Basit olun
Kısa ve öz bilgi parçacıkları, dinleyicilerin söylenenleri daha kolay algılamalarını sağlar.

5- Onlara bir fırsat sunun

Dinleyicilerinizin sorunlarına çözüm bulun; onların düşünce ve eylem biçimlerini zorlayacak bir iddia öne sürün ya da onlara yeni bir şey öğrenme fırsatı sunun. Konuşmanızı, sunduğunuz fırsatın çevresinde şekillendirin. (?Bugün size işlerinizi sürekli erteleme eğilimini yaşamınızdan sonsuza dek silmeniz için 3 araç sunacağım.?)

6- Bir diyalog yaratın
Yaptığınız işi ?bir konuşma yazmak? şeklinde düşünmeyin. Bunu, sizinle dinleyiciniz arasında bir diyalog yaratmak olarak değerlendirin.

7- Dinleyiciyi konuşmanın içine alın
Diyalog hissini yaratmak için dinleyicinizle etkileşimde bulunun. Onlara soru sorun (?Kaçınız bu konuda hemfikir??); yapacak iş verin (?Bir sonraki gerçeği yazmanızı istiyorum??).

8- Kendinizi dinleyin
Konuşmanızın kulağa nasıl geldiği, nasıl okunduğundan daha önemlidir. Konuşmanızı göze değil, kulağa hitap edecek biçimde oluşturun.

9- Prova, prova, prova!
Konuşmanızı mümkün olduğunca sık prova edin; sürekli tekrarlayın. Böylece, mükemmel bir sunum yapabilirsiniz.

10- Eğlenin
Konuşmanızı oluşturma sürecinin kolay ve zahmetsiz geçmesine özen gösterin. Süreci eğlenceli kılarsanız, bu durum konuşmanıza da yansır ve süper bir sunum yapmış olursunuz!

(Kaynak : kendinigelistir.com-Jim Allen)





Diksiyon,Güzel Konuşma

10 11 2009

Güzel ve etkili konusmada diksiyon (söylenis-telaffuz-pronounciation) yani seslerin dogru çikarilmasi son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerin çikarilisini inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha genis bir kapsamda, ses organlarinin dogru sesleri çikarabilecek sekilde egitilmeleri üzerinde odaklanir. Bu yönüyle diksiyon önemli ölçüde fonetige dayanir. Ancak biz bu bölümde konunun fonetik yönü üzerinde ayrintili durmayacagiz.

Türkiyede seslerin çikarilmasinda yörelere göre farklilik vardir. Ancak güzel seslendirmede daha çok Istanbul agzi esas alinir. Seslerin gerektigi gibi çikarilabilmesi için ses aletlerinin- girtlaktan baslayarak dil, dudaklar, çene ve buruna kadar tüm ses aletlerinin egitilmesi gerekir. Bu çerçevede asagida çesitli alistirmalar yer alacak.

Alistirmalari yaparken ses çikislarini netlestirecegiz. Iyi bogumlanma yani heceleri netlestirerek seslendirebilmek için dudak tembelligini ortadan kaldirmamiz gerekir. Sesleri ses organlarini abartili kullanarak çikaralim. Asagidaki doküman dört bölümden olusmustur: ….Birinci bölüm ses organlarinin egitimine iliskin alistirmalar; ikinci bölüm, sesli harflerin çikarilisi; üçüncü bölüm sessiz harflerin çikarilisi ve kullanimini anlatmaktadir. Dördüncü bölüm ise sesli ve sessiz harflerin cümle içinde karisik sekilde kullanimina iliskin alistirmalardan olusmaktadir.

Bu alistirmalarda verilen örnek cümle veya hecelerin bikmadan israrla tekrar tekrar seslendirilmesi gerekir. Bu çalisma sürdürüldükçe seslerin agizdan akarcasina çikmaya basladigini, baslangiçtaki zorlanma veya tutuklugun ortadan kalktigini göreceksiniz.

Diksiyon sesin güzel çikmasini ve sözlerin dogru seslendirilmesini amaçlayan sanatin adidir. Diksiyon bu yönüyle ses ve söz üzerinde odaklanmistir. Sözün içeriginin kodlanmasi yani etkili iletisim diksiyon sanatinin disinda kalan bir konudur. Ancak konu üzerinde olusturulan eserlerde bir karmaşanin mevcut oldugunu da itiraf edelim.

Diksiyon bölümünde diksiyonun temel ögeleri üzerinde durulmustur. Bu ögeler söylenis-fonetik, bogumlanma, vurgu, durak ve ulamadan olusmaktadir. Fonetik seslerin dogru çikarilmasiyla ilgilenen bir alandir. Boğumlanma, seslerin birbiri ardina tam ve tok sekilde kaybolmadan çikarilmasi alaniyla ilgilenir. Vurgu, söylemedeki monotonlugun kirilmasini saglayan, her dilde kendine özgü gelisen bir telaffuz konusudur. Yazi noktalamasi ve duraklariyla konusma noktalamasi veya duraklari birbirinden farkli olabilmektedir. Durak bölümü, bu sorunun çözümünü amaçlamaktadir. Ulama çalismalarina gelince, bu çalismalar kelimeler arasinda uyumlu geçisler saglamayi amaçlamakta ve dilin dogal kurallarindan yararlanmaktadir.

Söylenis-Fonetik

Söylenis bölümünde sesli ve sessiz harfleri ayri ayri inceleyecegiz. Türkçede 8 adet sesli ve 21 adet sessiz harf vardir. Sesli harfleri “ünlü”, sessiz harfleri de “ünsüz” kelimesiyle tanimlayacagiz. Türkçemizdeki ünlüler “a, e, ,i, i, o, ö, u, ü”den olusur. Ünsüzler ise “b, c, ç, d, f, g, g, h, j, k, l, m, n, p, r, s, s, t, v, y, z” den olusur. Söylenis bölümünde ünlü ve ünsüz harflerin fonetigini ögrenecegiz. Asagida konular hem anlatilmis hem de gerekli alistirmalar birlikte verilmistir.

Ses Organlarını Geliştirme :

Akcigerlerden çikan hava girtlaktan geçerken ses tellerinde titresimler olusturur, bu titresimlerle girtlak yapisina göre degisik sekillerde çok zayif sesler olusur. Bu sesler diger ses organlariyla yogrulur, titresimlerle rahatlikla isitilebilecek kadar büyür ve kimlik kazanir.