TEST

8 11 2009

Temel bir mühendislik pozisyonu için Karadenizli bir işverende işe başvurur. Mülakatlar sonunda finale Temel’le beraber aynı niteliklere sahip bir aday daha kalır. Bölüm müdürü adaylara on soruluk bir sınav yapılacağını söyler.

Test sonunda her iki adayın da bir soruyu yapamadığı ortaya çıkar. Müdürü Temel’in yanına gider, elini sıkar ve “İlginiz için teşekkürler, diğer adayla çalışmaya karar verdik der”.

Temel: “Neden sonuç böyle oldu? İkimizde dokuz soruya doğru cevap verdik. Ben Karadeniz’liyim, işi benim almam gerekir!”

Müdür: “Biz kararımızı doğru cevaplar değil, yanlış cevap üzerinden verdik.”

Temel: “O zaman nasıl bir yanlış cevap diğerinden daha iyi olabilir ki?”

Müdür: Basit. “Diğer aday 5. soruya “bilmiyorum” yazmıştı, siz “ben de” …”





KONUŞMA

8 11 2009

Büyük bir şirketin CEO’su bir kongrede konuşma yapacaktır. O da bir çalışanından kendisine 20 dakikalık bir konuşma hazırlamasını ister. Birkaç gün sonra CEO kongreden döner, öfkelidir.

“Bana bir saatlik konuşma yazmanın altındaki düşünce neydi?” der anlamak istercesine. “Dinleyicilerin yarısı konuşma bitmeden salondan çıkıp gitti”

Çalışan şaşırır. “Ben size yirmi dakikalık bir konuşma yazdım” der ve ekler “Sizin istediğiniz gibi konuşmanın yanında iki kopyasını daha verdim.”





Türkleri Anlama Sanati Adli Kitaptan

14 07 2009

Madde 7: Hesap ödeyen erkek, hesabi ödemek için gereken islemi masanin
altinda yapar.Türk erkegi ödedigi hesabi masadakilerin görmesini istemez.
Eger görürlerse ayip olacagini düsünür ve karsidakilerin ‘Ulan amma da
görgüsüz herif, hem ismarl iyor hem de hesabi gözümüze sokuyor’ demesinden
çekinir. Böyle bir davranisa bir de Eskimo erkeklerinde rastlanilabilir.

Madde 11: Türkiye’de ilk, orta, lise, üniversite, yüksek lisans, doktora
fark etmez, s inav kagitlari dagitilirken, bir ögrenci mutlaka ‘Hocam
istedigimiz sorudan baslayabilir miyiz?’ sorusunu sorar. Ayni ögrenci,
ögretmen haftaya sinav yapacagini bildirdiginde kaçinci sayfaya kadar
sorumluyuz hocam’ sorusunu soran ama yine de sinava çalismayan ögrencidir.

Madde 25: Tüm israrlara ragmen misafir ‘Yemeyecegim yeter!’ diyorsa, Ev
sahibi son kozunu degerlendirir ve ilahi gücü cümle içinde kullanip Bak
Allah’in adini verdim’ diyerek misafiri köseye sikistirir. Misafir bunun
üzerine midesi dolu olsa da, ilahi kudret korkusundan midir ka çis yolu
kalmamasindan midir, ne var ne yoksa bir çirpida yer.

Madde 34: Üzerinden araç geçsin ve temizlensin diye isyeri paspaslari
cadde
ortasina firlatilir. Sinek avlayan esnaf Türkiye’de temizlik hastasi
kesilir.Alir eline hortumu bastan asagi dükkaninin bulundugu caddeyi,
kaldirimlari bir güzel sular. O da yetmez, yandaki caddeleri ve sokaklari
da sulamayi is edinir. O arada paspaslar da temizlikten payini alir.

Madde 42: Misafirlikte kolonya ikram edilirken büyüklerin ellerine
çocuklarin kafasina dökülür.

Madde 46: Durakta degil de, her el kaldiran yolcu gördügünde duran otobüse
halk otobüsü denir. Halk otobüsü halki kirmaz, durur. Halk otobüsünün
belediye otobüsünden tek farki budur.

Madde 49: Sehirlerarasi otobüs yolculuklarinda kan bagi yoksa (kari,koca,
yegen, yenge gibi) bayan yanina erkegin oturmasi firma tarafindan kabul

edilmez. Türkiye’de en önemli namus bekçileri otobüs muavinleridir.
Muavinlere göre birbirlerini hiç tanimayan iki karsi cinsin, mesafe
olmaksizin seyahat etmesi, atesle barutun birbirine bitisik iki koltuktan
bilet almasi gibi bir seydir. Buna asla izin vermezler. Ancak gidilecek
yol
boyunca erkegin yanina oturtmadiklari genç kizi kesmeyi de ihmal etmezler.

Madde 63: Gelinin belinde yer alan kirmizi kusak bekareti simgeler.
Damadin
elbisesi üzerinde renkli bir çaput parçasi, herhangi bir isaret
bulunmadigindan cinsel geçmisi hakkinda fikir yürütmek mümkün degildir.
Aslinda bu geçmisle pek ilgilenen de yoktur.

Madde 64: Kafa bir yere çarptiginda sismesin diye çignenmis ekmekle
ovalanir. Türklerin ‘Kendi kendine tedavi’ yöntemleri sadece bunlarla
bitmez.Agriyan yere sicak tugla konur. Isitilmis çay bardaklari ile sirt
çekilir. Arpacik çikmis göze sarimsak sürülür.Kesilen ve kanayan yere
tütün
basilir. Pasli çivi batan yer sopayla dövülür. Burkulan yere biftek
baglanir. Yanan yere dis macunu sürülür.

Madde 66: Bütün ilaçlar buzdolabinda saklanir.Buzdolabinin kola, su, gazoz
koyulan bölgesi ilaçlara yetmeyince, ilaçlar yumurtalarin bulundugu
alanda,
kurumus yarim limonlara komsuluk yapar..





Kadınlar İşte

14 07 2009

KADIN- Bi saniye…
ERKEK- Soyle.
KADIN- . . . . . . . . . . . .
ERKEK- Soylesene!
KEDIN- Acelen varsa soylemiyim.
ERKEK- Acelem yok ama cikicam, soyle
KADIN- Soyle soyle diyip ustume gelme.
ERKEK- Ya niye ustune geliyim. Bisey soylemiycek miydin?
KADIN- Yok bisey yok. Ne soylicem ki sana?
ERKEK- Yanlis anladim demek ki. Cikiyom ben o zaman.
KADIN- Cik sen, cik. Hep kac!
ERKEK- Yok kacirmam otobusu bugun. Bak daha onbes dakka var.
KADIN- Altinda kalirsin insallah!
ERKEK- Ne?
KADIN- Bisey soylicem demistim. Ama beni dinliycek zamanin yok
tabii.
ERKEK- E sen ne soyliyim ki demedin mi?
KADIN- Git, tamam git!
ERKEK- Hey allahim! Ben gene yanlis anladim o zaman.
Soyle,dinliyom.
KADIN- Heeeee! Bes dakka kalmis otobusun kalkmasina. Soyle
soyle diyip.
ERKEK- Euzubillahiminnnn. . .
KADIN- Ne?
ERKEK- Yok bisey. Soylicen mi?
KADIN- Soyliyim de bir an once kac dimi? Vaktini aliyom.Arkadaslarin
ozlemislerdir seni.
ERKEK- Hayatim, hergun goruyorlar beni. Niye ozlesinler?

KADIN- Ozlerler. Onlari can kulagiyla dinlersin cunku. Nedense ise
giderken cok neseli oluyorsun. Ne bekliyorsa seni orda.
ERKEK- Bi dolu is bekliyo. Ne beklicek ki?
KADIN- Biliyorum o isleri. Iki ayakli, boyali, parfumlu isler.
ERKEK- Yok artik, daha neler! Senin sinirlerin bozuk galiba.
KADIN- Evet bozuk. Sabahtan beri pesinden kosuyoruz, bisey soylicez diye.
ERKEK- Soyle diyom ben de sabahtan beri.
KADIN- Sorun da bu zaten. Soyle diyosun soyluyorum, sus diyorsun
susuyorum.Benim soz hakkim mi var bu evde?
ERKEK- Guzel karicim niye olmasin! Ya, ben sana ne zaman sus dedim
ki?
KADIN- Bi de deseydin. Konusmaya da hakkim olmasin. Su televizyon
benden degerlidir bu evde.
ERKEK- Yok artik o kadar da degil, iyice abarttin. Senin canin
sIkkin anladim.
KADIN- Ne? O kadar da degil mi?
ERKEK- Degil tabii.
KADIN- Yani ona yakin. Anladim. Avukata gidiyorum.
ERKEK- Ne? -
KADIN-Avukata gidiyorum. Bu is biter. Huuuuuuu! ! . . .. .
ERKEK- Ya, ne dedim ki ben simdi?
KADIN- Allahim bi de soruyo. Hemen gidiyorum.
ERKEK- Nereye?
KADIN- Bi telefunkenden degerli olmadigim bu evden gidiyorum.
ERKEK- Hey allahim. Her lafi kicindan anlamak zorunda misin?
KADIN- Oha!
ERKEK- Hayir guzelim. Yani herseyi yanlis anliyorsun, onu
soyluyorum.
KADIN- Hayvan.
ERKEK- Peki tamam. Agzimdan kacti, ozur dilerim.
KADIN- Bir kicimiz eksIkti.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
KADIN- Arkamdan ne kufurler ediyosundur. Yuzume kic diyosan.
ERKEK- Sustuuum.
KADIN- Susma!
ERKEK- Ne? . . . . Nasi?
KADIN- Susma! Bisey soyle, kacma. Sus, konu kapansin. Git isine
mutlu mutlu. Hayat devam etsin. Yok oyle.
ERKEK- Tamaaam konusalim. Ise gitmiyom o zaman.
KADIN- Naaparsan yap. Ben gidiyorum.
ERKEK- Nereye?
KADIN- Odama.
ERKEK- Eeeee?
KADIN- Ne istiyorsun?
ERKEK- Konusmak.
KADIN- Gunaydiiiin!
ERKEK- Eveeet, heh he!
KADIN- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
ERKEK- Yaa dur! saka yaptim. Ortam yumusasin diye. Aglama ya!
KADIN- Huuuuuu! . . . . Uzme sen kendini benim icin.
ERKEK- Kimin icin uzcem, karim diil misin?
KADIN- Olmaz olaydim.
ERKEK- Tatlim. . . Buyutuyorsun ama.
KADIN- Ne?
ERKEK- Biraz abartmiyor musun?
KADIN- Ben mi?
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . ! ?
KADIN- Ben mi ha! Ben mi? Ben mi buyutuyorum? Topluyorum.
ERKEK- Ne?
KADIN- Hemen esyalarimi topluyorum.
ERKEK- Sacmalama!
KADIN- Birak kolumu, biraaak! Zorba herif.
ERKEK- Tamam. Dokunmuyorum. Ama gitme, konusalim.
KADIN- Uzak dur! Polisi ararim.
ERKEK- Yok artik. Hirsiz miyim ben?
KADIN- Evet, hirsizsin. Hayatimi, yasama sevincimi caldin.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Soylicek bisey bulamadin. Dilini mi yuttun?
ERKEK- Butun bunlari ne zaman yaptigimi dusunuyorum.
KADIN- Beyimiz kavga istiyor galiba!
ERKEK- Hayir ama. . . . .
KADIN- Tamam. Kavga istiyosan, kavga ederiz. Noolcaksa olsun.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Gulucek bisey gormuyorum ben durumumuzda.Evliligimiz
catirdiyor.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Siritma! Yemin ederim. Avukati aricam.
ERKEK- Istersen ara ama. . . . .
KADIN- Peki, hemen ceviriyorum.
ERKEK- Nisantasi’ndan gidelim.
KADIN- Senin gelmene gerek yok. Ben taksiyle giderim.
ERKEK- Ben de geliyim. Hem su uzun deri cekete de bakariz.
KADIN- Hiii? ! ! Sen nerden biliyorsun o ceketi?
ERKEK- Ajandana not almisin bugun bana soylemek icin. Orda gordum.
Simdi aklima geldi.
KADIN- E. . evet. Sey!
ERKEK- Ben de arayip ayirttirdim.
KADIN- Inanmiyorum.
ERKEK- Giderken aliriz.
KADIN- Nereye?
ERKEK- Avukata.
KADIN- Eee. . . evet.
ERKEK- Ya da istersen bugun gitmeyelim avukata. Direk ceketi
almaya gidelim.
KADIN- Aaaa. . . eeeeee. . . . olur.
ERKEK- Hayatim?
KADIN- Efendim?
ERKEK- Sen bana ne soylicektin?
KADIN- Bosveeeer





İyilik Meleği :D

14 07 2009

Adamin isi varmis, Ankara’ya gidiyormus, tam uçaga binerken
kulaginda bir ses :
-Binme, bu uçak düsecek!
Dönmüs, bakmis, kimse yok, ama içine de bir kurt düsmüs,
binmemis.
Ikinci uçagi beklerken kara haber ulasmis :
-Uçak düstü kurtulan olmadi!
Kosmus Haydarpasa`ya, bilet almis, tam trene binecek, ayni ses
kulaginda :
-Binme bu trene, raydan çikacak!
Dönmüs, bakmis yine kimse yok, trene binmemis, gelmis eve, sabah
gazeteyi
açinca tüyleri ürpermis :
-Tren Eskisehir`de raydan çikti su kadar ölü, su kadar
yarali…
Allahina sükretmis, kosup otobüse bilet almis, tam binerken
yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüs yine kimse yok! Dayanamamis, bagirmis :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleginim!
Adam iyice kizmis:
-Ulan evlenirken neredeydin





:)

24 04 2009

55ab7b83ce41a39f891f2ebd87bebde9





LEMAN

19 04 2009

baba-beni-ergonokanagonderme





:)Biraz gülümsemek için

26 03 2009

gvsmvsyvsa





:)

9 03 2009

aile

bam

kedi





22 02 2009

lezLEZBİYENLERİ İZLEMEYE BAYILIRIM

evingarpkc3b6c59fesi EVİN GARP KÖŞESİ

fideyeci_cemilFİDYECİ